Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Hilal GEREM
İstanbul, 27.04.2019
Yargılama Giderlerinden Olan Karşı Taraf Vekâlet Ücretinin Vergisel Boyutu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 29.05.1957 tarihli ve E. 1957/4 K. 1957/16 sayılı Kararında da, vekâlet ücretinin yargılama gideri olduğu özellikle vurgulanmıştır.
Karşı taraf vekâlet ücreti, Avukatlık Kanunu’nda avukatlık ücreti maddesinde düzenlenmişken, 6100 ve 2004 sayılı Kanunlarda yargılama giderleri arasında sayılmıştır.
Karşı taraf vekalet ücretleri, ödeme yapan açısından, davadan haksız çıkma nedeniyle üstlenilen yargılama gideri niteliğindedir
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Karşı Taraf Vekalet Ücretlerinin Vergilendirilmesine İlişkin Görüşü
Söz konusu ücretinin, serbest meslek kazancı niteliğinde olduğu, Gelir Vergisi ve Katma Değer Vergisine tabi bulunduğu şeklindedir.
Konu ile ilgili Özelgeler,
“Serbest meslek erbabı avukat olarak yapmış olduğunuz hizmet karşılığında mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücreti üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Mahkeme ilamında ödenmesine hükmedilen avukatlık vekalet ücreti de dâhil olmak üzere serbest meslek erbabının mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için serbest meslek makbuzu düzenlemesi gerekmektedir.” (GİB İstanbul VDB’nin 14.03.2017 tarih ve 11395140-105[236-2015/VUK-1-19116]-72536 sayılı özelgesi)
“Avukatların dava sonunda karşı taraftan tahsil ettikleri de dahil olmak üzere elde ettikleri bütün gelirler serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmekte ve KDV’ye tabi bulunmaktadır. Öte yandan, mahkeme kararı gereğince veya icra kanalı ile avukata ödenen vekalet ücretini tahsil eden avukatın, Vergi Usul Kanunu'nun 236. maddesi hükmü uyarınca ödemeyi yapan adına Serbest meslek makbuzu düzenlemesi ve düzenlenen bu belgede ayrıca KDV hesaplayıp göstermesi gerekmektedir. Ancak, mahkeme kararında "KDV hariç" şeklinde bir ifadenin yer almaması halinde vekalet ücretine katma değer vergisi dahil kabul edilecek ve iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle tespit edilen KDV avukat tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzunda gösterilecektir.” (GİB İstanbul VDB’nin 23.11.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.1-255 sayılı özelgesi)
“Mahkeme kararları ve icra takibi sonucu verilen kararla avukatlık tarifesine dayanılarak karşı tarafa yüklenen vekâlet ücretinin avukata ödenmesi sırasında, ücretli olmaması ve ödeme yapan karşı tarafın GVK’nın 94. maddesinin birinci fıkrasında sayılan tevkifat yapmakla sorumlu kişi veya kurumlardan olması halinde, GVK’nın 94. maddesinin birinci fıkrasının 2-b bendine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.Öte yandan, serbest meslek erbabı olan avukatın yapmış olduğu hizmet karşılığında mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücreti üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.”(GİB Antalya VDB’nin 16.11.2017 tarih ve 77058783-105[Mük.257.VUK.ÖZ.14.39]-188100 sayılı özelgesi)
Danıştay’ın Karşı Taraf Vekalet Ücretlerinin Vergilendirilmesine İlişkin Görüşü
“Avukatlık mesleğinin serbest meslek faaliyeti, bu meslekten elde edilen kazancın da serbest meslek kazancı olduğu, serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin ise katma değer vergisine tabi bulunduğu, karşı taraf avukatlık vekalet ücretlerinin avukatın müvekkiline verdiği avukatlık hizmetinin bir parçası olduğu, doğrudan müvekkile verilen hizmet nedeniyle hak kazanılan bu ücretin, müvekkilin değil de davayı kazanan tarafa verilen hizmetin karşılığı olması gerçeğini değiştirmeyeceği, avukatlık ücretini ödeyen taraf bakımından yargılama gideri niteliğinde olmasının da bu ücrete hak kazanan avukat bakımından serbest meslek kazancı olması vasfını değiştirmeyeceği, mahkemelerce tarifeye göre hükmolunan avukatlık ücretinin katma değer vergisine tabi olduğu” şeklindedir.(Danıştay VDDK’nın 17.01.2018 tarihli ve E.2017/680, K.2018/2 sayılı Kararı, Danıştay 4. Dairesi’nin 23.5.2017 gün ve E:2014/4695, K:2017/4767 sayılı kararı)
Mahkemelerce, sözkonusu ücret serbest meslek kazancı olup, KDV’ye tabi bulunmaktadır.
Gelir İdaresi, GVK’nın 65. maddesinde yer alan “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır” hükmü ve Avukatlık Kanununun 164. maddesini esas alarak karşı taraf vekalet ücretini serbest meslek kazancı kabul etmekte ve hem gelir vergisine hem de KDV’ye tabi tutmaktadır.
Danıştay, Avukatın kendi müvekkiline verdiği avukatlık hizmetinin bir parçası olarak görmektedir. Ayrıca, bu ücretin müvekkilin değil de davayı kazanan tarafa verilen hizmetin karşılığı olması gerçeğini ve bu ücrete hak kazanan avukat bakımından serbest meslek kazancı olması vasfını değiştirmeyeceği görüşündedir.
Karşı taraf vekalet ücretlerinin Avukatlık Kanununun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde düzenlenmiş olması ve bu ücretlerin gelir vergisi yönünden serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmesi, söz konusu ücretlerin KDV’ye tabi tutulması için yeterli midir?
Bir teslim ve hizmetin KDV’ye tabi tutulabilmesi için;
Mal teslimi veya hizmet ifası şeklinde bir işlem bulunması ve bu mal teslimi ve hizmet ifası niteliğindeki işlemin ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamında yapılması, teslim ve hizmetin Türkiye’de gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu şartları taşımayan işlemlerin KDV’ye tabi tutulmaması gerekir.Avukatlık ücretinin KDV’ye tabi olabilmesi için, verilen bir avukatlık hizmetinin karşılığını oluşturması gerekir.
Mahkeme kararı ile davayı kazanan tarafın avukatına ödenmesine hükmolunan vekalet ücretleri, davayı kazanan tarafın avukatının, davayı kaybeden tarafa verdiği bir hizmetin karşılığı olarak görülebilir mi ?
Ödenen bu tutar, özel hukuk açısından, mahkeme kararı ile belirlenmiş bir alacak niteliğinde olmayıp, davaya konu alacağın fer’isi niteliğinde bir yargılama gideridir.
Vekalet ücretlerinin yargılama giderlerinden olması nedeniyle verilen bir hizmetin karşılığı olarak kabul edilip KDV’ye tabi tutulması hukuki değildir.